Yazar
Mutluluk Kulübü ve İlişkisi Var kitabı yazarı Müge Çevik ile yaptığımız röportaja girişim ve çıkışım beni farklı bir ben yapmaya yetti. Kendisi konusunda çok uzman, çok zeki. Konuşmaya devam ettikçe gözlerinizin daha çok açıldığı, “Bunu ben niye daha önce düşünemediğim” dediğiniz birisi. Siz de yaşamınıza başka bir pencereden bakmaya, daha iyi hissetmeye, daha farkında olmaya, nerden nereye gittiğiniz görmeye hazırsanız haydi yolculuğumuz başlarsın alt satırlarda.
Yazan: Neslihan Erdoğdu
Anne babalar olarak pek çok telaşımız ve derdimiz var aslında. Her dönem çocuk yetiştirmek için zordur ve her kuşak kendinden sonra gelen kuşakları beğenmez, eleştirir.
Aslında garip bir ikilem içindeyiz hem bizim gibi olsunlar istiyoruz hem de farklı. Bizim gibi olduklarında sorun çıkmayacak ve bu çocuklarla yaşamak çok daha kolay olacak.
Yazan: Kemal İslamoğlu
Gerçekten de PROJE YÖNETİMİ’nin etkili lullanılmasıyla kurumlar daha az insanla , mümkün olduğunca kısa sürede, daha kaliteli sonuçlar üretme peşindeler.Bu amacı gerçekleştirebilmek için yetkinlik kalitesi yukarıda insanlar çalıştırmak temel bir zorunluluk haline geliyor.Ancak kurumun organizasyon yapısı esnekleşmedikçe PROJE YÖNETİMİ’nin etkin kullanılması zorlaşıyor.
Yazan: Müge Çevik
“Kendimi seviyor ve onaylıyorum.” Ne çok duyar olduk bu vb olumlama cümlelerini. Ardına mucize beklentilerimizi ekledik, sırtına da ben bunu hak ediyorum ağırlığını.…peki ne oldu? Sevdik mi gerçekten kendimizi? Ya da onaylayabildik mi en utanç verici bulduğumuz yönlerimizi ya da bize ait olduğunu bile kabul etmediğimiz, edemediğimiz yönlerimizi?
Ben bu cümle ile hayatını değiştiren kimseyi tanımıyorum. En azından sadece bu olumlamayı kullandığı için kendini daha çok seven ve onaylayan kimseyi…peki ne olunca insan kendini sevmiş ve onaylamış oluyor? Nedir bunun kriteri? Ne oluyor da biri için kendini seviyor diyebiliyoruz?
Yazan: Neslihan Erdoğdu
Ben sabah işe akşam eve gidip gelirken 39 yaşıma gelmişim 40 kapısında bekliyor buldum kendimi. 40 yaş ise benim zihnimde “hayatın bittiği, unun elenip eleğin duvara asıldığı” yaştı. Bu dönemde çok korktum ve ilk kez “ben ne yapıyorum? ” dedim…
Yazan: Müge Çevik
Nefes terapileri, aile dizimleri, koçluk seansları, şifacılar, kuantum çalışmaları, nlp, olumlamalar, meditasyon ve daha sayamadığım pek çok şey kişisel gelişim başlığı altında nereden adım atacağımızı bilemediğimiz sihirli dünyalara davetiye çıkartır. Bazısını çok saçma ve akıldışı bulurken bazısına kendimizi çok yakın hisseder, teslim olur ve hikmetlerine kendimizi açarız. Açarız açmasına da doğru yerden mi başlıyoruz, doğrusunu mu yapıyoruz veya nedir bu işin doğrusu soruları da hep aklımızın bir köşesinde hep asılı kalır.
Her gün aklında bu sorular, pek çok metot ve uygulamayı denemiş, neredeyse inancını kaybetmiş pek çok insanı dinleyen bir koç olarak herkese uyabilecek temel bir rehber hazırlamanın pratik olacağı düşüncesi ile 5 maddelik bir kişisel gelişim rehberi hazırladım.
Yazan: Neslihan Erdoğdu
“Eller ay, biz yaya” diye bir laf vardır. Toplumsal olarak bir aşağılık kompleksi duygusu taşımakla beraber aslında bir realiteye de vurgu yapmaktadır. “Ay” geleceği, vizyonu ve hayalleri temsil ederken “yaya” mevcudu, basiti, anlık olanı anlatıyor bize. İş dünyasına yönelik baktığımızda peki gerçekten öyle mi?
Her güne bir tutam “mutluluk”
Mutluluk Kulübü ve İlişkisi Var kitaplarının yazarı Müge Çevik, bu kez farklı bir yeni yıl hediyesi almak isteyenler için Mutluluk Defteri’ni hazırladı.
Müge Çevik’in yeni yıl için hazırladığı Mutluluk Defteri, yazarın deneyimleri, motivasyon sözleri ve notlarından oluşan bir mutluluk kılavuzu.
Yazan: Müge ÇEVİK
Belki satış kökenli olduğumdan belki de genlerimde tüccarlık olduğundan, ben hayatı koskocaman bir “satış” olarak görürüm. Ya da satışı tam da hayatın kendisi gibi.
Satış da aynen hayatın akışı gibi aşamalardan oluşur. Her adım bir sonraki adıma hazırlık yapar. Satışın temelinde karşınızdakinin parasını almak değil, ona bir şey sunmak yatar; hayatın kökü de hayatı sağmak değil tadını çıkartmak, bir anlam yaratmaktır. Her ikisinde de almadan öce vermek gerekir. Satış da önce faydayı anlatmanız gerekir, hayatta da önce kendinizi ispatlamanız.
Böyle baktığınızda ise, her ikisinin de ruhu, mantığı, felsefesi çok ortaktır. Satış da bir döngüdür hayatın kendisi gibi, tam bitti derken yeni bir şey başlar. Sistem, her ikisinde de aynı çalışır.
Yazan: Neslihan Erdoğdu
Büyük çoğunluğun evet dediğini duyar gibiyim. Neden böyle tahmin ettim derseniz, gözlemler, duyumların etkisi diyebilirim. Benim bu cümleyi kurabileceğim bir durumum olmadı hiç ne yazık ki çünkü çocuğum tatildeyken ben yine çalışıyordum. Yani ondan bıkacak, sıkılacak “aman okullar açılsa da kafamdan gitse” deme durumum olmadı. Olsaydı der miydim, şimdi aklımla hayır,o zamanki aklımla belki de derdim.
Bu cümlelerin kurulduğunu içten ya da sesli biçimde kurulduğunu biliyorum.
Bunu irdelemek önemli geldi bana.