Yaptığım bazı eğitimlerde değerler üzerine konuşuyoruz ve bu vesileyle de katılımcıların kendi değerlerini keşfetmeleri için bazı çalışmalar yapıyorum. Çok az kişi daha önce kendi değerleri üzerine düşünmüş oluyor. Haliyle de değerlerinin ne olduğunu ve bu değerlerin hangilerinin öncelikli olduğunu bilmiyor!
Oysa değerler olaylar karşısında ne hissettiğimizi ve nasıl düşündüğümüzü belirler. Bir tür içsel rehberdir ve en nihayetinde ve en basit haliyle bizim için neyin değerli olduğunun ifadesidir. Çoğu seçimimizin ve aldığımız kararların arkasında da değerlerimiz vardır ama bunu fark etmeyiz. Örneğin değerlerimizin onurlandırıldığı yerde çalışmak isteriz. Ya da değerlerimize çok ters düşen ortamlarda bulunmak bile bizi rahatsız eder.
Elbette sadece bireylerin değil toplulukların da toplumların da değerleri vardır ve bu değerlerden özellikle hangilerinin yüceltildiği o toplumu oluşturan bireyler üzerinde de etkilidir. Çünkü değerler de birer öğrenmedir. Aileden, okuldan, çevreden bir şekilde öğrenilir. Bu yüzden de değerlerde tutarlılık hem kişiler hem de topluluklar için önemlidir.
Tutarsızlık durumunda insanlar neyin önemli, neyin doğru ve neyin öncelikli olduğuna karar vermekte zorlanırlar. İnsanlar içsel huzursuzluk yaşar, kişilerin ve toplumun stres ve kaygı düzeyi yükselir. Kişi kim olduğunu karar veremez. Bir tür kimlik karmaşası yaşar ve haliyle içinde bulunduğu topluluğa aidiyet duygusu geliştirmekte zorlanır. Diğer yandan ise değerlerin çatışması, ilişkilerde çatışmalara ve karşılıklı güvensizliklere yol açar.
Ve ek olarak değerlerde tutarsızlık durumunda kişi veya toplumlar öğrenemez ve gelişemez. Çünkü öğrenme dediğiniz şey bağlam oluşturmak, bir şeyi başka bir şeye bağlamaktır.
Şöyle düşünün, eğer bulunduğunuz ortamda kazanmak için her yol mübah görülüyorsa ve siz dürüstlük ve adalet değerlerinin yüceltildiği bir ailede büyüdüyseniz değer çatışması yaşamaya başlarsınız.
Ya da öğrenmek ve gelişmek değerine çok önem veren bir kişiyseniz ve çalıştığınız şirketlerde yeniliklere yer verilmiyorsa, öğrenme ve gelişim liyakatin bir parçası olarak görülmüyorsa yaptığınız işin anlamsız gelmeye başladığını hissedersiniz.
Özetleyecek olursam bireylerin veya toplumun değerleri tutarlı değilse, böyle bir toplumda insanlar neyin önemli ve doğru olduğu kararını vermek de zorlanır. Bu durum, huzursuzluktan kimlik karmaşasına, ilişkilerde çatışmalardan öğrenme ve gelişimin tıkanmasına kadar pek çok sorun yaratır.
Değerlerin farkında olmak ve onlarla tutarlı yaşamak hem bireysel hem de toplumsal düzeyde gelişimi hızlandıran en önemli adımlardan biridir.
Bu hafta paylaşımlarımda hep amaç ve hedef üzerine yazdım. Eğitimlerimde de değerler üzerine çalışınca, ortaya aslında kendi içinde bütünlüklü bir bülten çıkmış oldu.
O halde buraya kadar gelmişken bir öneriyle ve soruyla bitireyim. Lütfen hem bireysel olarak hem kendi ailenizi hesaba katarak hem çalıştığınız şirketi göz önüne alarak hem ülkeyi hem de dünyaya dair gözlemlerinizden hareketle şu üç soruya dair düşünün:
Birincisi, nereye gidiyoruz, yani hedefimiz ne?
İkincisi, niye gidiyoruz, yani amacımız ne?
Üçüncüsü, neyle gidiyoruz, yani değerlerimiz ne?